Geçtiğimiz haftasonu Loç Vadisi Koruma Platformu üyeleri, bölgelerini tehdit eden hidroelektrik santralleri, HES’lere karşı yöre halkının tepkilerini dile getirmek ve diğer HES mağdurlarıyla dayanışmak için Karadeniz İsyandadir Platformu (KİP) ve Munzur Koruma Kurulu, Su Platformu, Derelerin Kardeşliği Platformu, İzmir Allianoi Girişimi ile Hasankeyf`i Yaşatma Girişimi’nden dostlarını köylerinde ağırladılar.
Kastamonu Cide ve Artvin Hopa Loç Vadisi’nde santrale hayır diyen yöre halkı, santral inşaatını yapan şirketi yumurta ve boru yağmuruna tuttu, “Loç vadisi darda, sarı yazma isyanda”, “Devlet Su İşleri, bırak bu işleri” diye haykırdı.
Cideliler ve Hopalılar, bugün yaşam alanlarına santral yapılmasına karşı eylem yaptı. Öğle saatlerinde Kabataş Vapur İskelesi’nde toplanan santral karşıtları, “Loç Vadisi’nde [...]
Karadeniz de süregelen yıkım ve talan şimdi de Cide Loç Vadisini tehdit ediyor. Dünyanın ikinci büyük kanyonu olan Valla Kanyonu’nun içinde yer alan Küre Dağları milli parkını dolaşan Devrekani çayı, hepimizi varlığını sürdürebilmek için yardıma çağırıyor.
Beşiktaş- Trabzonspor maçının 60. dakikasında, Karadeniz İsyandadır Platformu pankart açarak doğa harikası Uzungöl’de ve Maçka Galyan Deresi’nde yapılacak hidroelektrik santrali (HES) ihalelerini alan Trabzonspor’u protesto ettiler.
Karadeniz İsyandadır platformu üyeleri, Çernobil felaketinin 24. yıldönümünde Kadıköy’de yapılacak miting öncesi, bugün Taksim İstiklal Caddesi üzerinde horon eşliğinde “Yaşamı yokeden enerjileri durdurmak için” başlıklı bildiri dağıtımı gerçekleştirdi.
ÇERNOBİL felaketinin, başta Karadeniz kıyıları olmak üzere Türkiye’yi radyasyon yağmuruyla kirletmesinin üzerinden 24 yıl geçti. Zamanın nükleer enerji savunucuları hiçbir önlem almadıkları gibi radyasyonlu çayları insanlara içirdiler, radyasyonlu fındıkları bedava dağıttılar. Bugün, Karadeniz’in her evinde, insanlar yakınlarını kanserden kaybediyorlar. Yetmezmiş gibi şimdi de, nükleer santral belası için seçtikleri yerlerden biri Çernobil kurbanı Karadeniz’in Sinop kenti. [...]
Hasankeyfi Yaşatma Girişimi, Ilısu Baraj ile sular altında kalma tehlikesi altına olan Hasankeyf için fidan dikme şöleni yaptı. Eyleme, bölge halkının yanı sıra, İtalya, Almanya, Fransa, Bask ve Katalonya’dan uluslararası delegeler de katıldı. Devrimci Anarşist Faaliyet, Bask delegeleriyle beraber sular altında bırakılmak istenen Hasankeyf’e fidan diktiler ve Bask Ülkesi’nin bayrağını açtılar.
Bu saldırı yaşam alanlarımıza karşı yapılan saldırıdır. Geç olmadan,tekrar aynı filmi seyretmemek için ekolojist duyarlılığımız hep canlı kalsın.
Çernobil’den sızan en zararlı radyoaktif partiküllerinin yok olması için en az 900 yıl geçmesi gerektiğini söylüyorlar. Tüm radyoaktif partiküllerinin tamamen yok olması için, 48 bin yıldan bahsediliyor.
Toplumsal tahakkümle birlikte ortaya çıkan hiyerarşiler, sınıflar, mülkiyet ve devlet kurumları kavramsal planda insanın doğa ile ilişkisine de aktarıldı. Doğa da giderek bir kaynak, bir nesne, latifindiumdaki köleler gibi acımasızca sömürülecek bir hammadde olarak görüldü.
İktidar, Karadeniz’de kendi tayfasına rant sağlamak için Fırtına Deresi’nden sonra Çağlayan Deresi’ne de hidroelektrik santral yapma projesine girişti.